MAHİR ÜNAL KSÜ ZİYARET

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Üniversitemizi Ziyaret Etti

05 Haziran 2018 Salı 10:24
Bu haber 1634 kez okundu
MAHİR ÜNAL KSÜ ZİYARET
 İnsan, yaratılmışların en şereflisidir ya da yaratılmışların en şerlisidir. Nasıl oluyor böyle bir şey? Yani bir anda şereften ve haysiyetten düşüyor, düşüyor ve adilerden daha adi, bayağılardan daha bayağı duruma düşüyor. Nasıl bir dönüşüm ve ne akıl almaz bir değişim  bu.

Yaratılmışların en şereflisi konumunda Dünya’ya geliyorsun, maazallah, yaşarken ve ölürken yaratılmışların en şerlisi olarak anılıyor ve öylece defolup gidiyorsun. Bundan daha büyük bir iflas hali ve Dünya’da bundan daha büyük bir zarar olur mu?

Bir anda zenginlikten fakirliğe, bir anda güzellikten çirkinliğe, bir anda zirvelerden en çukura düşmeyi kim kabul eder ki! Hiç kimse kabul etmez.

Gel gör ki, insan, zalim insan, nankör insan, aklını kullanmayan insan, işte bu duruma düşüyor. Bir anda en yüksek durumdan en alçak duruma düşebiliyor.

Nasıl mı?

Kur'an-ı Kerim'de "yaratılmışların en şereflisi olarak belirtilen insan", eğer yaratılış formatının (yani Kur'anî Kerim'de belitilen çizginin) dışına çıkarsa, "yaratılmışların en şerlisi" haline gelir.

İşte bütün her şey bu sözde saklı ve bu sözün manasında gizli her şey.

İsterseniz öncelikle Tin Suresini tefekkür edelim:

“İncire, zeytine, Sina dağına , Ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, Biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık. Fakat iman edip sâlih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır. Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir? Allah, hüküm verenlerin en üstünü değil midir?” (Tin Suresi)

Bu surede insanın ahsen-i takvim üzere (yani en güzel bir şekilde) yaratıldığından ve daha sonra da esfel-i safilin  (yani aşağıların en aşağısı) derekesine atıldığından bahsedilir.

Bir tarafta derece, diğer tarafta dereke. Bir tarafta şerefli insan, diğer tarafta şerli insan.

İnsan yaratıldığında şerefli bir mahluktur. İnsan yaratıldığında en güzel şekildedir. Bu her insan için böyledir. Ancak daha sonra hayatın içerisinde bazı insanlar bu dereceden aşağıya doğru düşmektedir. Öyle bir düşüş ki, artık derece değil dereke sözkonusudur. Derece zemin seviyesinin üzerindeki yükselti için geçerlidir. Dereke ise artık çukurluk halidir. Sıfırın altında derece olmaz, ancak dereke olur. İnsanlıktan çıkıp da sıfırın da altına düşenler için de artık derece değil, dereke sözkonusudur.

Maddi yönden iflas edenler için söylenir ya, “sıfırı tüketmiş”. İşte bundan daha kötüsü manevi yönden “sıfırı tüketmişlerdir”. Manevi yönden sıfırın da altında olanlar için artık“yaratılmışların en şereflisi” tabirinin yerini, “yaratılmışların en şerlisi” alır.

İnsan maddi olarak belki istemeyerek “sıfırı tüketir.”  Ancak manevi olarak bu böyle değildir. İnsan kendi eliyle ve kendi bilinçli tercihiyle manevi açıdan “sıfırın altında davranışlar gösterir.” İşte bu durum cehennemliklerin bariz özelliğidir.

Acımasızlık, cana kıyma, ırza ve mala tecavüz, dolandırıcılık, alçaklık, adilik, yalancılık, sapkınlık, isyankarlık ve bilumum kötü işler “sıfırın altı davranışlardır.” Ve bu davranışları gösterenler “yaratılmışların en şerlileridir.” Bu şerliler hayvanlardan da daha aşağıdadırlar. Bunlar için Kur’an-ı Kerim’de “belhum adall” tabiri vardır. Yani hayvandan daha aşağıda olanlar için “belhum adall” denilir.

İşte o ayet-i kerime:

“Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.” (A’raf Suresi, 179)

Belhum adall, “yaratılmışların en şerlileri” demektir. Bunlar hayvanlardan daha aşağıdadırlar. Mesela, İsrail’de yönetimde bulunanlar yani Siyonistler, belhum adall’dir. Sırf bunlar mı? Hayır hayır, listeyi uzatmak mümkün. İsrail’deki Netanyahu ile ABD’deki Trump birer belhum adall, yani hayvanlardan daha aşağıdadırlar. Bu adamların yanında olup da onlara destek olanlar da belhum adall’dir. Onlar yaratılmışların en şerlileridir.

Bunlar siyasi davranışları nedeniyle yaratılmışların en şerlileridir. Kim ki ticarette hile yapıyor, kim ki faizcilik yapıyor, kim ki haksız yere insanların mallarına el koyuyor, kim ki kumar ile yuvaları dağıtıyor, onlar da yaratılmışların en şerlileridir.

Bunlar da ekonomik davranışlarıyla yaratılmışların en şerlileridir. Daha bunun gibi nice nice sıralama ve tasnifle şerliler listesi oluşturmak mümkündür. Sanat adına açıklığı ve sapkınlığı yaygınlaştıranlar, müzik adına her türlü melayani sözlerle kafa ve zihin bulandıranlar elbette şerliler arasındadır.

Burada şunu hassaten belirteyim, günahkârlar için şerliler demiyorum. İnsan nefis taşır ve günah işleyebilir. Günahta ısrar etmezse ve pişman olursa elbette şerliler arasında olmaz. Ancak, “günah ve sevap bilmezse, haram ve helal dinlemezse, her türlü azgınlığı işlerse, işte onun için tek bir sıfat geçerlidir: “Yaratılmışların en şerlisi.”

Bediüzzaman Hazretlerinin bu hususta bir tesbiti var: “Koskoca çam ağacının özellikleri çam tohumunda saklı değil midir? Öyle de günahlar içinde de küfürlerin tohumları saklıdır. Günahtan küfre giden yolculuğa bir bakalım: Günahların özelliğinde, özellikle devam ederse, orada küfür tohumu bulunur. Günaha devam eden kişide alışkanlık başlar ve o günaha karşı ülfet peyda eder. İşlediği günahlar sıradan bir hareket halini alır (sıradanlaşır). Sonra o günaha âşık ve müptelâ olur. Günahı severek ve isteyerek işlemeye başlar. Zamanla günahın arkasına düşerek geri dönülemeyecek bir yola girer. Günahı günah olarak görmemeye başlar. Sonra o günahın azabı gerektirmediğini temenniye başlar. Bu durum böylece devam ettikçe günahı inkâr eder ve o kimsede küfür tohumu yeşillenir. Bir süre sonra etrafa dal-budak salmaya başlar. Bir gün gelir ki, günah iyice şişer, kalbde imana yer kalmaz. Kalbde küfür yerleşir, iman çıkar. En sonunda kişinin işlediği günahlar azabın ve cehennemin inkârına sebep olur.

Günahta ısrar edenler ve günaha devam edenler, “yaratılmışların en şerlileridir.” Allah onlardan ebeden uzak eylesin. Ve Yüce Halikımız (cc) bizi “günahta ısrarcı eylemesin, günaha bulaştırmasın, bulaşmış isek de, o günahtan çarçabuk kurtulmamızı nasip eylesin Amin.

Yüce Rabbimiz (cc), bizleri yaratıldığımız gibi o şerefli makamda ebedi ve daimi eylesin. Şereften düşüp de şerli hale gelenlerden eylemesin. Şerden ve şerlilerden uzak eylesin. Amin.

 

KSÜ Rektörlük Makamında gerçekleştirilen ziyarette Mahir Ünal’a Bilal Debgici ve Ak Parti İl Teşkilatı üyeleri eşlik etti.

Ziyaret kapsamında Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can, Mahir Ünal’a üniversitenin güncel durumu ve sorunlarına ilişkin bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. Üniversitemize verdiği desteklerden dolayı kendisine teşekkürlerini ifade eden Rektör Can, üniversite içerisinde huzur ve barış ortamını yeniden tesis edip, çalışma barışını sağlama noktasında çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Üniversite yönetimi olarak atılan her adımda öğrenci ve akademisyenlerin beklentilerini göz önünde bulundurarak hareket ettiklerini ifade eden Rektör Can, “Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bizlere emanet, bu emanete en iyi şekilde sahip çıkacağız.” dedi.

Rektör Can’ın üniversiteye ilişkin talep ve beklentilerini dinleyen Ünal, bir sorunu çözmenin en önemli şartının soruna sahip çıkmak olduğunun altını çizdi.

“Soruna sahip çıkmak için bir ortak iradenin oluşması gerekir. Ortada bir sorun var, herkes ayrı düşünüyorsa bu o soruna sahip çıkmamaktır.” diyen Ünal, “Önce bir ortak irade oluşturmak lazım. Ortak irade oluşmadan soruna sahip çıkmıyorsunuz. Soruna sahip çıktıktan sonra sorun bir şekilde çözülür. Bizim meselemiz şu anda Anadolu’daki şehirlerde bir ortak irade oluşması gerekiyor. Bir konsensüs oluşması gerekiyor. Zaten en çok bundan korkuyorlar.Türkiye’de bir ortak irade oluşunca hemen bunu ‘tek adamlık’, ‘tek ses’ gibi nitelendirerek buna karşı saldırıya geçiyorlar. Bu topraklarda ne zaman bir birlik beraberlik olmuşsa Anadolu’da bir huruç yaşanmış, bir inşirah olmuş.” şeklinde konuştu.

Ünal, “O yüzden bu meseleleri konuşup, siyaset, üniversite, yerel yönetimler, iş dünyası olarak sorunları konuşup bunlara ortak bir çözüm noktasına taşıyacağız.” ifadelerini kullandı.

Rektörlük Makamındaki ziyaretin ardından Senato Toplantı Salonunda Mahir Ünal’a üniversitenin güncel verileri ve KSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nin genel durumuna ilişkin bilgilendirmenin yapıldığı toplantı basına kapalı olarak gerçekleşti.

Toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Kahramanmaraş’a ikinci üniversiteyi Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesini kazandırdıklarını ve her iki üniversitenin sorunlarının çözümü noktasında adımlar attıklarını ifade etti.

Toplantı esnasında Maliye Bakanı Naci Ağbal ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini aktaran Ünal, KSÜ ve KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi için gerekli kaynağın temini noktasında sözler aldıklarını söyledi.

Ünal, KSÜ bünyesinde devam eden diğer projelerin ihtiyaçlarının da mümkün olan en kısa sürede giderileceğinin altını çizdi.

Toplantının ardından KSÜ Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’a ‘hayırlı olsun’ ziyaretleri, üniversite meselelerine sahip çıkmaları ve desteklerinden dolayı teşekkürlerini ifade etti.

banner658
Anahtar Kelimeler: Ksü Maraş Kahrmanmaraş

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    banner654
    banner657
    Tümü Anket
    Dondurma Festivali Beklentilerinizi Karşıladı mı?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Arşiv